Çevre Mühendisliği Nedir?

-Ne okuyorsun?
+Çevre Mühendisliği
-Hee ağaç falan…
+…

Çevre Mühendisliği alanında eğitimine devam eden veya çalışan herkesin hayatında en az birkaç kez geçmiş diyaloglardan biridir maalesef. Eğer siz de bu alanda eğitiminize başlamak istiyorsanız, bu ve bunun gibi birçok yaklaşıma hazır olmalısınız.

Çevre Mühendisliği nedir? Nasıl bir eğitim sürecinden geçer? Ne iş yapar?

Bu yazımda bu sorulara olabildiğince anlaşılabilir yanıtlar vermeye çalışacağım.
Öncelikle Çevre Mühendisliği denilince aklınıza ağaç, çiçek, böcek, yolları planlama, şehir düzenleme vb. gibi kavramlar geliyorsa bunları aklımızdan çıkartalım. Bu akla gelen konular daha çok Peyzaj Mimarisi ile Şehir ve Bölge Planlamasıyla ilgilenen arkadaşlarımızın konusu. Çevre Mühendisliği multidisipliner bir alan olduğundan yer yer elbette ki bu konularla da yolu kesişiyor ancak Çevre Mühendisliğinin ana konusu bunlardır diyemeyiz.

Ülkemizde Çevre Mühendisliği olarak bilinen bu bölüm, yurtdışında Çevre Sağlığı Mühendisliği, Sağlık Mühendisliği gibi isimlerle de biliniyor. Aslında yurtdışında kullanılan isimlere baktığımız zaman bu alanın içeriği hakkında bir tık daha fikir yürütebilir oluyoruz. Bana kalırsa en doğru telaffuzu Çevre Sağlığı Mühendisliğidir.

Çevre Mühendisliği nedir? diye sorduğumuzda en temel tanım şu şekildedir;

Çevre mühendisliği, doğal kaynakların kullanımı ve insan sağlığına uygun çevre koşullarının yaratılması ile ilgili mühendislik dalıdır. Diğer mühendislik dallarından farklı olarak, doğanın kaynaklarını tüketmeyi değil, doğaya sahip olduklarını geri vermeye çalışan bir mühendislik dalıdır.

Bu tanımı birçok yerde görmek mümkündür ve bütüncül olarak bakıldığında en doğru tanımlardan biri olarak gösterilebilir.

Peki Çevre Mühendisliği bölümünün eğitim süreci nasıl ilerliyor?

Çevre Mühendisliğide, diğer tüm mühendislik dalları gibi temel mühendislik derslerini almak ve bunlarda başarılı olmakla yükümlü. Bu dersler klasik ortak alan dersleri olan, Matematik, Fizik, Kimya ve bu derslerin devamı veya alt dalları şeklinde devam eden, Diferansiyel Denklemler, Statik-Mukavemet, Mühendislik Matematiği vb. derslerden oluşuyor.

Burada,diğer mühendisliklerde de olduğu gibi eğitim sürecinin farklılığı, alan dersleriyle oluşuyor. Yazımın başlarında da yazdığım gibi Çevre Mühendisliği multidisipliner bir bölümdür ve eğitim içeriği olarak en kompleks bölümlerden biridir. Ülkemizde ki sınav sistemiyle ele alacak olursak, seçim sürecinde insanları yanılgıya düşüren en büyük etken olan bölüm taban ve tavan puanlarının, o bölümün kolaylığı veya zorluğuyla bir ilişkisi olmadığını bilmemiz gerekir. Yoksa bir çok bölümde olduğu gibi bu bölümede klasik tabirle “girmesi kolay, bitirmesi zor” bir bölüm denilebilir.

Eğitim sürecini ağırlıklı olarak Kimya ve Biyoloji temelli dersler oluşturuyor demek yanlış olmayacaktır. Çevre Kimyası(Su Kimyası), Mikrobiyoloji, Kimyasal Prosesler, Biyolojik Prosesler, Temel İşlemler, Ekoloji dersleri bunlara örnek olarak verilebilir. Tabi bunların yanında alınması gereken çeşitli proje dersleride bulunmakta. Daha çok Atıksu ve İçme suyu arıtma tesislerinin projelendirilmesi olarak verilen bu derslere ek olarak ilgi alanınıza göre farklı alanlarda seçmeli tasarım dersleri alarakta bölümde ilerlemek mümkün.

Son yarıyıla gelindiğinde genel olarak öğrencinin hedef alanını belirleyip, o alanda seçmeli dersleri alarak eğitimini bitirmesi bekleniyor. Bu aşamaya gelene kadar üniversitenizin sunduğu veya sunacağı imkanlara göz gezdirip, 5.yarıyıl sonu itibariyle kararınızı vermiş olmak fayda sağlayacaktır.

Çevre Mühendisliğinin Çalışma Alanları ve İş İmkanları Nelerdir?

Çevre Mühendisliği bölümünden mezun olan birinin çalışma alanları debi derya diyebiliriz. Burada önemli olan kendimizi tanımak ve bu denizde kaybolmamak.
Genel olarak Su ve Atıksu Arıtımı üzerine eğitimler alınıyor olsa da bir çok alanda çalışmak mümkün. Eğitimizin son yılını şekillendirmenize göre, Çevre Hukuku, Çevre Yönetim Sistemleri, İş Sağlığı ve Güvenliği, Tesis Projelendirmeleri, Danışmanlık Hizmetleri, AR-GE, Kalite Mühendisliği gibi bir çok alanda yetkinlik kazanıp iş bulmak mümkün. Tekrar etmiş olayım burada önemli olan bu denizde kaybolmadan, ilgi ve çalışma alanınıza göre doğru yönü bulabilmek. Bu yönü bulabilmenin en güzel yolu da lisans eğitimi süresince yapılacak olan stajlar.

Henüz ilk dönemimi okurken, Ahmet Aygün hocamın bizlere söylemiş olduğu birşey vardı;
Staj yaptığınız yerleri öncelikli olarak o ortamda bulunmaktan dolayı mutlu musunuz, değil misiniz bunu görmek için kullanın. O süreçte illaki birşeyler öğrenirsiniz ama nerede mutlu olup olmayacağınızı bilmemek sizi çıkmaza sürekler.
Şimdi düşünüyorum da gerçekten de tam olması gereken şey bu aslında. (Kendisine de buradan selamlar yollayayım bir kez daha.) Stajlar kendimizi nerede mutlu hissettiğimizi görmek için bulunmaz bir nimet o yüzden olabildiğine fazla staj yapmaya çalışmak önemli. Şantiyede mi? Laboratuvarda mı? Ofiste mi? Üniversitede mi? nerede mutlu olduğunuzu görmek size kalmış.

Yazımın sonlarına doğru gelirken söylemek istediğim birkaç şey daha var;
Kim ne derse desin, asla motivasyonunuzu kaybetmeyin. Enerjinizi yüksen tutun ve bu mesleğe hep birlikte sarılalım. 

Unutmayın.
Geleceğin mesleği geldi, şimdi kendimizi hazırlama zamanı.

Okuduğunuz için Teşekkürler

Bu yazıyı beğendiniz mi? Lütfen paylaşın.

Geri bildirimde bulun!